Results for the lemma ki: ...


Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 1
bellemek daha çok lisanı ki muxtaç yolla herkes, herife? en yüksek anl.? ta dahi en alçak sıraya ki yan diyara giden şimdiki zamana

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 2
bunu söylememin, daha ilk kitabımda Gayrı söylemişim ki lazım çok zaman ta valide lisanımızı, tasdik edelim, belleyelim, şu mutlaka/ mutlak yolla? edelim zira önce sağlam fikir istiyor, dahi başka lisanlar ihtiyaca? göre öğrenelim.

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 3
Üçüncü, demişim ki, her ne kadar birinci kitapta eksik ve yanlış ise bu ikincide bütün kusurları dolduralım ve merhamet dahi edelim, illa bir herif açan, bazı/ağzı? ikrar bir nesneye veren ki mutlaka / mutlak yolla onu bitirsin illa ben münasip bulmuşum ki, bu ikinci kitabı böyle yazıyorum ki cevap ağzı ikrarıma suret de.

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 4
şu Makedonya´nın lisanında yazdırmışım çünkü bu diyara anlaşılmaz bulgarca lisanı zira bu lisanının, kendi ahalisi? ismi var, ki pak mu(-habbet) demek, bu lisanı surette? ve kitapları dahi, tercüme etmişler ve bizim,

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 5
Tanrı ömür versin Sultan abdül aziz azamet, padişahlığına ki vermiş onun nam ki irade, bütün kullara amazet padişahlığından ki herkes onun sayes- (sayesinde) -nde lisanlar öğrenelim ki bizim valide lisanımızdan ve dahi.

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 6
illa (öyle?) bu ikinciyle kulağınızın şu o sebebi için kurmuşum, böyle ve çok nesnelerden, muhabbeti azar azar var ki seyirciler ders edilmeyen bunu surette ve gayrı lisanlar dahi öğrenecekler hem kendi valide lisanını düzdürürler?.

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 14
yarabbi anılır en yüksek merkumlig, ki bizi yaratan ve daxi bütün dünyanın şavkligјi görünen ve görunmeyen dahi hiç olmamaktan.

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 21
En evel allah nasip etmiş göğü ve toprağı ila (illa/ile?) bu toprak çaresiz idi, ve çöl ve karanlık dahi idi birangi çukur dipsiz gibi sade bir nefes? allahın axlanirdn su üzerinde, ve allah dedi ki, ışık olsun, ve dahi ışık oldu ve allah korub ki ışık güzeldir, oldem allah, paylaştı ışığı karanlıktan, ve ışığı isim etti allah gün, dahi karanlığı isim etti gece, ve o vakit sabah oldu, ve gece dahi geldi ilk günde.

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 25
Ikinci günde allah emretti ki, su üzeri ke-mer alsın, ki oleşsin (birleşsin?) su, suyla, ve alax, oleşti (birleştirdi?) suyu kemer altında ve dahi kemer üstünde, ve daxi öyle oldu, ve o vakit allah, isim etti kemeri gök dahi o vakit sabah oldu, ve akşam, ikinci gününde.

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 29
Üçüncü gününde allah dedi ki, bütün suyu göğün altında bulunan cem olsun, bir yerde, ve dahi zuhur? olsun kuru yerler ve onunla oldu, ve kuru yerleri, isim etti allah toprak, ve o suyun cemp isim etti depizler (türkmence?), ve allah görür ki güzel oldu.

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 30
Oldem dedi toprağa ki, kendi-nden (i)nden ot salıversin, vegurluk, kimler/çimler? tüm veren, ve meyve agaçlar ki meyve me-(v)lüd ilud eden, onlarda ki onları tuumu olacak to irakureze, ve öyle oldu dahi allah, nazar etti ki ıslah oldu.

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 34
Dördüncü gununde allah dedi ki, şafaklar olsun, göğün kežerin de ki, gupu, vegecen paylaşsınlar, biri gayrı-sından, şuol ışıklar nişanı ola vakitlerdern, ve guiler, ve seneleriçun, ve şaflasinlar göğün kemerinden, ki toprağımıza pşig gelmeg su-rijedt.

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 42
Ol iki şafklikar-dan daha büyüğüne allah, nasip etti ki, günü odeş-sin, ve tertiplesin, gene, küçüğü ve ufaklar geceyi panlaşsınlar, ve dahi şafklasindar gökden toirag üzere a-irsilar, birincisi gu-iu, ve obirlar geceyi.

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 46
Ol ışık günü teriib eden, gupeş anilr, ve ol ışık ki gecen tertip eden, ay ve yıldızlar, anılır.

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 50
Beşinci gününde allah dedi, ki suyun de-runide dpri ruhlar o-lnun, balıklar ve denizin suratları ve her cins nefesli suyun derininde bulunan.

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 54
Allah, dedi ki yerin üstünden kuşlar uçsunlar, gök kemerin altında, ve bütün diri ruhlar ki yerin üzerinde sürüklenen, ve dahi a-irdova etti allah, dedi

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence
ki

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 59
Allah dedi ki, altin-cigunde, toprak, kend+inden diri ruhlar salıversin onların sra ar-dince, mal, ve ufaklig jaşamaklar, ve canavarlar jerli onları sra ardince, ve dahi onunla oldu, allahın dediği

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 63
Oldem allah dedi ki ve adamı yarattı, kendi beizipe, dahi nasol biz benzeriz ve allah dedi, ki adam sanbi olacak, denizi balklardan, ve göğün kuşlardan, ve her cins, maldan, ve bütün topraktan, ve bütün ja-şaanlardan, ki nefeslenen toprak üzernide.

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 68
Allah baba açan jardti adamı, yarattı ki, erkek ve dişi, ve onları dahi airdova etti, dahi deliki nevludlavniz, ve çogalapniz, ve ton-ragi doldurun, ve tertip edin onunla, ve sahibi olun, deniz balıklardan, ve göğün kuşlardan dahi, ve bütün canavarlardan, toprak üzere bulundan, ve allah dedi,

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence
ki

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 68
Allah baba açan jardti adamı, yarattı ki, erkek ve dişi, ve onları dahi airdova etti, dahi deliki nevludlavniz, ve çogalapniz, ve ton-ragi doldurun, ve tertip edin onunla, ve sahibi olun, deniz balıklardan, ve göğün kuşlardan dahi, ve bütün canavarlardan, toprak üzere bulundan, ve allah dedi, bütünü size vermişim bütün gu-rluklari, tüm getirenler bütün toprağın üzerinde, ve bütün meyve getirep ağaçları, anlıyorlar ki tümm getiren, onlar size beslemek için olacak, ve allah dedi,

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence
ki ki,

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 68
otu vermişim, ki yesinler, ve dahi allah dediği gibi oldu.

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence
ki

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 69
bütün yarattığını, ve pek guzel oldu. Ve öylece yapıldı gök ve toprak, dahi her kud nefesli toprak, esaliki ve suyun allah baba bitirdi jedinci gününe edek ke idi amellerini ve lindi yedinci gününde, bütün kendi amellerinden ki kapattığını?

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 70
anrdova dahi mukaddes etti ki ol gununde dindigi-için, kendi amellerinden ki edtidini.

Georgi Pulevski (1875) - Trijazicnik TR - sentence 77
Ja açan sonleriz ki yarabbimizi bellemeye nasıl söyleyelim.

Halotti Beszéd - sentence 9
isa ki napon evendel az gyümölcstől halálnak halálával halsz

Halotti Beszéd - sentence 22
kik azok?

Halotti Beszéd - sentence 29
és imádjuk Szent Péter urat kinek adatott hatalom oldania és kötnie hogy oldja mind ő bűnét

Halotti Beszéd - sentence 33
Szerelmes barátim! imádjunk e szegény ember lelkéért, [a]kit Úr e napon e hamis világ tömlöcéből mente, [a]kinek e napon testét temetjük, hogy Úr őt kegyelmével Ábrahám, Izsák, Jákob kebelében helyezze, hogy bírság nap jutva mind[en] ő szentei és kiválasztottai között jobb felől iktatnia élessze őt!


processed tokens: 267861